Haczin sadece maaş geliri üzerine uygulandığı, takip dosyalarında haricen tahsil beyanının icra tutanağına yazılması durumunda vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının (%4,55/2), haczin maaş geliri ile birlikte ikramiye, döner sermaye, kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer hizmet gelirleri üzerine uygulandığı takip dosyalarında haricen tahsil beyanının icra tutanağına yazılması durumunda, maaş geliri dışındaki diğer gelirlerin de ücret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının (%4,55/2), haciz talebinin yerine getirildiği fakat herhangi bir nedenle maaş ve ikramiye, döner sermaye, kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer hizmet gelirleri üzerine haczin uygulanamadığı takip dosyalarında haricen tahsil beyanının icra tutanağına yazılması durumunda vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı (%4,55/2) oranında harç alınması gerektiği yönünde Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı görüşü bildirilmiştir.
Maaş Haczinde Haricen Tahsil Harcına Dair Mevzuat Hükümleri
Mevzuat hükümleri gözden geçirildiğinde;
Harçlar Kanununun 23. maddesinde,
“Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.”
hükmünün yer aldığı,
Anılan Kanuna bağlı (I) sayılı Tarifenin “B) İcra ve iflas harçları” bölümünün “I. İcra harçları” kısmında,
“… 3. Değeri belli olan icra takiplerinde tahsil harcı değer üzerinden:
a) Ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine hacizden evvel ödenen paralardan (% 4,55)
b) Hacizden sonra ve satıştan önce ödenen paralardan (% 9,10)
c) Haczedilen veya rehinli malların satılıp paraya çevrilmesi suretiyle tahsil olunan paralardan (% 11,38)
d) Resmi ve özel müesseseler memur ve hizmetlilerin maaş, ücret ve gündelik ve sair hizmet gelirlerinin haczi suretiyle tahsil olunan paralardan (% 4,55)
…”
oranında harç alınacağı belirtildiği görülmektedir.
Maaş Haczinde Haricen Tahsil Harcına Dair Yargıtay Kararları
Konu ile ilgili olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.12.2014 tarih, 2014/25798 E. 2014/31238 K. ve 15.11. 2016 tarih 2016/4997 E. 2016/23632 K. sayılı ilamlarında, emekli ikramiyesi ve tazminatların (kıdem ve ihbar tazminatları) maaş ve ücret olarak değerlendirilemeyeceği;
aynı dairenin 07.05.2014 tarih, 2014/11549 E. 2014/13394 K. sayılı kararında ise daha ayrıntılı bir şekilde,
“4857 sayılı İş Kanununun 35. maddesine göre işçinin almakta olduğu ücretlerden dörtte birinden fazlası haczedilemez. Aynı kanunun 32. maddesinde de ikramiye, toplu sözleşme farkı ve nema da ücretten sayılacağından onlarında aynı koşullarda haczini engelleyen bir yasa hükmü yoktur. 4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinde ifade edilen ikramiyelerden anlaşılması gereken, işçiye maaş gibi belli periyotlar halinde sürekli yapılan ödemeler olup…”
denilmek suretiyle maaş, ücret, gündelik ve sair hizmet gelirlerine ayrıcalık tanıyan hükümlerin, emeklilik ikramiyesi, ihbar ve kıdem tazminatı gibi toplu ödemelere de aynen tatbikinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır.
Her ne kadar Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 17.01.2017 tarih ve E.E. 6222 sayılı yazısında, haczedilen kıdem ve ihbar tazminatı gibi hizmet gelirlerinin ücret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle aksi yönde görüş açıklamış ise de istikrar kazanmış uygulama örnekleri ve Yargıtay içtihatları nazara alındığında, farklı kanun hükümlerine tabi tutulan emekli ikramiyesi ile aynı nitelikte bulunan ihbar, kıdem tazminatı gibi sair toplu ödemelerin, 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı Tarifenin “B) İcra ve iflas harçları” bölümünün (I-3-d) bendinde belirtilen “maaş, ücret, gündelik ve sair hizmet gelirleri” kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla haczedilmeleri halinde anılan maddede öngörülen indirimli (% 4,55) harç oranına tabi olmayacakları,
Yine anılan Yargıtay kararında ücretten sayılacağı vurgulanan emekli ikramiyesi dışında kalan ve belirli aralıklarla ödenen ikramiyelerle aynı niteliği haiz döner sermaye gelirlerinden yapılan ödemelerin haczi söz konusu olduğunda maaş gibi harca tabi tutulmaları gerektiği,
Diğer taraftan alacağın haricen tahsil edildiğinin icra takip tutanağına yazılması halinde, bunun 492 sayılı Harçlar Kanununun 23. maddesinde belirtilen icra takibinden vazgeçme hükmünde olduğu ve tahsil edilen miktara ait tahsil harcının yarı oranda tahsilini gerektirdiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı anlaşılmıştır.
SONUÇ
Bu itibarla
Haczin sadece maaş geliri üzerine uygulanması halinde, haricen tahsil beyanının icra takip tutanağına yazılması durumunda, haczedilenin niteliği gözetilerek (1) sayılı tarifenin B-I-3-d bendi gereğince vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı (% 4,55/2),
Maaş, ücret, gündelik ve sair hizmet gelirlerinin haczi suretiyle tahsil olunan paralar ile birlikte ikramiye, döner sermaye, kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer hizmet gelirleri üzerine uygulandığı takip dosyalarında haricen tahsil beyanının icra tutanağına yazılması durumunda, daha yüksek oranda harç alınması gereken kıdem ve ihbar tazminatı gibi toplu ödemeye tabi diğer hizmet gelirlerinin haczi söz konusu olduğundan, (1) sayılı tarifenin B-I-3-b bendi gereğince haciz sonrası dönem esas alınarak, vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı (% 9,10/2),
Haciz talebinin yerine getirildiği fakat herhangi bir nedenle maaş veya ikramiye, döner sermaye, kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer hizmet gelirleri üzerine uygulanamadığı durumlarda ise herhangi bir hacizden söz edilemeyeceğinden, (1) sayılı tarifenin B-I-3-a bendi gereğince haciz öncesi dönem esas alınarak vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı (% 4,55/2)
oranlarında harç alınması gerekir.
Yazıda bahsedilen Bakanlığın ilgili kurulunun görüşü, resmi olarak internet sitesinden yayınlanmamış olup belirli icra dairelerine tebliğ edilmiştir. Doğruluğu ve geçerliliği konusunda sitemizin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
KAYNAK: Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı 21/02/2017 tarih 20261793-045-E.28/598 sayı








