İcra takip dosyalarında sıklıkla müracaat edilen “kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip” (Örnek 10) prosedürü, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 167 ve devamı hükümlerinde tanzim edilmiş, katı şekil şartlarına tabi, imtiyazlı bir cebri icra yoludur. Kıymetli evrak hukukunun şekle bağlılık (sıkı şekilcilik) ve mücerretlik prensipleri gereğince, bu takip yolunun (kambiyo takibi) kullanılabilmesi belirli şartların kümülatif olarak varlığına bağlanmıştır.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan hukuki ihtilaflardan biri, takibe dayanak teşkil eden çekin asıl bedeli talep edilirken, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 810 hükmünden kaynağını alan “çek tazminatı” ve “çek komisyonu” gibi fer’i (yan) alacak kalemlerinin takip talebine eklenmesinin yanlışlıkla unutulmasıdır.
Bu yazımızda, fer’i alacak kalemlerinin tahsili için aynı senede dayanarak müstakil bir Örnek 10 takibi başlatılıp başlatılamayacağı yahut derdest dosyaya ek takip talebi sunulup sunulamayacağı hususu, güncel uygulama ve içtihatlar ışığında irdelenecektir.
Alacağın Bölünmezliği (Tecezzi Etmezliği) İlkesi
Kambiyo hukukunun en temel kaidelelerinden biri “kambiyo senedinden doğan alacağın bölünmezliği (tecezzi etmezliği)” ilkesidir.
Çeşitli Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri kararları ışığında kural şudur: Aynı kambiyo senedinin (bono, poliçe yahut çek) bedeli bölünmek suretiyle, tarafları aynı olan farklı icra takiplerine konu edilerek tahsiline gidilmesi hukuken mümkün değildir.
“İstinaf konusu, derdest takip dosyasında ek takip talebiyle daha önce istenmeyen çek tazminatı için ek ödeme emri gönderilmesine dair memur işleminin iptali talebine ilişkindir. ” …. aynı bononun, bedeli bölünmek sureti ile tarafları aynı farklı icra takiplerine konu edilerek tahsil edilmeye çalışılması mümkün değildir. Zira 20.000.000,00 TL bedelli kambiyo vasfını haiz bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan Konya ?? İcra Müdürlüğünün 20??/???0 Esas sayılı ilk takip dosyasında alacaklı 2.304.612,06 TL kısmi asıl alacak talep etmekle, bono miktarından geriye kalan alacağından vazgeçmiş ya da tahsil etmiş sayılacağından artık geriye kalan bono miktarını farklı bir kambiyo takibine konu edemez.” (Yargıtay 12. HD.nin 2021/6346-11891 E.K., 2021/6350-/11890 E.K, 2021/5300-10489 E.K. sayılı ilamları )
Konya BAM 7.H.D. 27.09.2022 tarih 2022/1301 esas 2022/1515 karar sayılı kararı
Yukarıda yer alan Yargıtay 12. HD.nin içtihatları uyarınca, kambiyo senedinden doğan asıl alacağın dahi bölünerek takibe konu edilmesinin mümkün olamayacağı saptaması karşısında (koşulların varlığı halinde) çek alacağı ile birlikte doğan çek tazminatının ek takip talebi ve ödeme emri ile talep edilmesinin mümkün olmadığının haydi haydi kabulü gerekir. Bu nedenle de, ilk derece mahkemesince ek takip talebi üzerine gönderilen ek ödeme emrinin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı temlik alacaklısının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Yargıtay içtihatları açıkça ifade etmektedir ki; kıymetli evraka dayalı olarak başlatılan ilk takipte, alacaklı senedin asıl bedelinin yalnızca bir kısmını talep etmişse kambiyo hukuku anlamında bakiye alacaktan feragat etmiş veya bu kısmı haricen tahsil etmiş sayılır. Dolayısıyla, arta kalan meblağ için aynı vasıfta (kambiyo yoluna özgü) yeni bir icra takibi başlatılamaz.
Çek tazminatı ve komisyonu, asıl alacağa sıkı sıkıya bağlı fer’i alacak niteliğindedir. İİK m. 167/2 amir hükmü gereğince kambiyo senedi aslının takip talebine eklenmesi zorunlu olup, çekin fiziken ibraz edilmediği yeni ve müstakil bir dosyada, salt fer’i alacaklar üzerinden Örnek 10 ödeme emri tanzim edilmesi usulen mümkün değildir. Keza, keşideciye yöneltilebilecek bu taleplerin, münferit bir dosya üzerinden mükerrer bir şekilde takibe konulması usul ekonomisine (HMK m. 30) ve icra hukuku prensiplerine aykırılık teşkil etmektedir.
Senedin üzerinde yazılı olan asıl alacağın dahi bölünerek ayrı bir kambiyo takibine konu edilmesi yasal olarak kabil değilken; asıl alacağa tabi olarak doğan çek tazminatı ve çek komisyonu gibi fer’i alacak kalemlerinin, sonradan “ek takip talebi” yahut başka bir Örnek 10 takibi ile talep edilmesi evleviyetle mümkün değildir.
Doktriner Çıkarımlar ve Hukuk Uygulayıcılarına Yönelik Değerlendirmeler
Hukuk profesyonellerinin dikkate alması gereken temel kaideler şöyle özetlenebilir:
- Takip Talebinin Kapsamlı Hazırlanması: UYAP üzerinden tevzi edilecek olan takip talepleri gönderilmeden önce; asıl alacak, temerrüt faizi, çek tazminatı ve çek komisyonu gibi kalemlerin eksiksiz bir şekilde eklendiği titizlikle kontrol edilmelidir. Zira, kambiyo senetlerine mahsus takiplerde zımni feragat karinesi oldukça katı işletilmektedir.
- Ek Takip ve Mükerrer Örnek 10 İmkansızlığı: Unutulan fer’i alacak kalemleri (tazminat ve komisyon) için aynı dosya üzerinden “ek takip talebi” sunmak yahut aynı senede atıf yaparak yeni bir kambiyo takibi başlatmak, memur muamelesini şikayet (İİK m. 16) müessesesi ile iptal yaptırımına tabidir. Zira her iki işlem de alacağın bölünmezliği ilkesine ve İİK m. 167/2’de yer alan senedin ibrazı zorunluluğuna aykırılık teşkil eder.
- Genel Haciz Yoluna (Örnek 7) Müracaat Edilebilmesi: Mezkûr fer’i alacak kalemlerinin sehven talep edilmemesi halinde alacaklının başvurabileceği en hukuki ve risksiz yol, bakiye kalan bu fer’i haklar için İİK m. 42 ve devamı uyarınca “Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takip” (Örnek 7) ikame etmektir.
Sonuçta; kambiyo takibi, alacaklı tarafa ciddi ispat kolaylıkları ve imtiyazlar (örneğin itirazın takibi durdurmaması gibi) bahşeden istisnai bir prosedürdür. Bu hukuki imtiyazlardan istifade edilebilmesi, ancak ve ancak Kanun’da açık bir biçimde düzenlenen usul kurallarına kati bir şekilde riayet edilmesi ve kıymetli evrakın taşıdığı tüm alacak kalemlerinin tek seferde, eksiksiz olarak icra organından talep edilmesi ile mümkündür.





